Ülke mafyaya teslim olurken 15 Temmuz’da kurulan mafyöz rejimin temel paradigması ‘FETÖ’ye bak illüzyonuydu

Sedat Peker istediğini alamaz da konuşmaya devam ederse bir müddet daha ülkenin mafya şebekelerinin elinde nasıl oyuncak olduğu, ülkenin çivisinin nasıl çıktığı konuşulur. Muhalefet partileri zorla da olsa birkaç kelam etmek zorunda kalır, yok eğer Peker istediğini alır çete arasında bir uzlaşma sağlanırsa biz yine yılan yuvasının üzerini samanla örter her şey normalmiş gibi yaşamaya devam ederiz.

Zaten Sedat Peker’in şimdiye kadar konuştukları da üç aşağı beş yukarı bilinen, ama siyasetin çok da umurunda olmayan şeylerdi. Şimdi herkes ilk defa duyuyormuş gibi yapıyor, şaşırmış ayağına yatıyor.

Ülke mafyaya teslim olurken beş senedir hükümet ve muhalefetin tek bir meselesi vardı o da ‘FETÖ ile mücadele’. Siyaset, beş senedir ‘FETÖ’yle mücadele ediyor ve mafyatik yapılanmalar, cinayetler, uyuşturucu, kara para gibi şeyler gündemlerine bile girmiyor. Çünkü 15 Temmuz’da kurulan mafyöz rejimin temel paradigması ‘FETÖ’ye bak illüzyonuydu. On binlerce öğretmen, doktor, akademisyen, gazeteci, ev hanımından oluşan ülke için son derece tehlikeli bir yapıyla uğraştıkları için bunlara vakit ayırıp da dönüp bakamadılar. Siyaset derken sadece hükümeti kast etmiyorum muhalefetin de hükümetten arta kalır tarafı yoktu.

Millete “FETÖ’ye bak” yaparken mafya meğer ülkenin talan etmedik hiçbir yerini bırakmamış. Hazinesinden, kamu güvenliğine, sağlığından, SİT alanı deniz kıyılarına, devletin itibarından, haysiyetine kadar her şeyi tüketip bitirmişler.

Bütün bunlara baktıkça insan bir kere daha anlıyor ki bunların ‘FETÖ’ dedikleri şey bu ülkenin çivisiymiş meğer. ‘FETÖ’ dedikleri şeyin ne olduğunu şimdi çok daha net anlıyoruz. Bunlar el birliğiyle ülkedeki ne kadar namuslu, şerefli kamu personeli varsa solcu, sağcı, dindar demeden hepsini tek tek fişleyip atmışlar. Atmışlar ki Mehmet Ağar, Korkut Eken, Engin Alan, Sedat Peker gibi adamlar istedikleri gibi at oynatsınlar.

Derdest edilmiş Ergenekon terör örgütünü salıp, ülkedeki namuslu bürokratları görevden almaya başladığınız 2013 öncesi ülkeyle bugünü kıyaslayabilir misiniz? Diyelim kıyasladınız, hangi ülkede yaşamak isterdiniz?

Mesela muhalefet Sedat Peker’in, Engin Alan’ın, Korkut Eken’in, Veli Küçük’ün içeriden çıkması için verdiği mücadelenin on binde biri kadar Peker’in adının karıştığı çevreci çift Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu cinayetinin aydınlatılması için sarf etmedi. Eğer bu davanın üzerine gitselerdi adamların ülkede nasıl mafyatik bir düzen kurduklarını biraz olsun gündeme getirebilirlerdi. Büyüknohutçu çiftinin öldürülmesi olayı beraber kurdukları bu yargı sisteminde göstere göstere sümenaltı edildi.    

Bir zamanlar muhalefette buluşan CHP ve MHP’nin tek gündemi Ergenekon yargılamalarıydı. Bu yapılar ceza almasın diye bir hayli direnmişlerdi. Aynı davadan tutuklanan Sedat Peker, “FETÖ’nün bize operasyon yapmasına nasıl suskun kalır?” diye sağda solda Reis’e sitemli laflar ediyordu.

Hep yazıyorum bu düzen sadece iktidarın düzeni değil, iktidar muhalefet ortak aklı ile üretilmiş bir düzendir. Muhalefetin Recep T. Erdoğan’a her kritik evrede lazım olan desteği vermekten asla kaçınmadığını, onun terminolojisiyle siyaset yaptığını hep hatırlamak gerekir. Yüzbinlerce KHK’lının devletten atılmasından itiraz ettikleri tek şey beraber kurdukları bu yargı düzeninde beraat etmiş beş on kişinin görevine iade edilmesinden başka bir şey değildir.

Yine hatırlayacaksınız CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu kendi ağzıyla söylemişti herkesi tek tek köylerine kadar fişlediklerini ve bu listeleri birilerinin hükümete verdiğini. Zamanında gerekeni yapmadılar diye hükümeti eleştiren Kılıçdaroğlu’nun bahsettiği listeler daha sonra mafyanın egemenliği için kurulan düzende çok işlerine yaradı. O listede bulunanlar tek tek atıldı ve Sedat Peker’in küçük bir parçasını gösterdiği düzen kuruldu.

Şimdi bu adamlar mafya aleyhine birkaç cümle edecek ve bütün geçmişlerini, bugüne kadar yaptıklarını ve yapmadıklarını aklayıp temiz adam olacaklar, ülkenin haysiyeti için, toplumun ikbali için, hukuk ve adalet için canlarını riske edip mafyanın, çetelerin üzerine giden savcı ve polisler terörist olacak öyle mi?

ALPER ENDER FIRAT

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir