Putin kazansa da kaybeder!

Putin her ne kadar Ukrayna’yı “Nazilerin kontrolünden kurtaracağız” dese de, başında yüzde 73 ile seçilmiş Yahudi bir devlet başkanı olan Ukrayna’dan öte Putin Nazi politikası izliyor. Bugünkü konjonktürde Hitler’e uygulamaları açısından en çok benzeyen liderlerden birisinin Putin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Putin, Hitler’in “Lebensraum” (Alman yaşam alanı) diyerek çevresindeki ülkeleri işgal etmesine benzer şekilde, kendince gerekçeler üretip bağımsız ülkelere saldırıyor, topraklar işgal ediyor, yayılmacı politikalar izliyor.

Dünyanın açık ara en büyük coğrafyasına sahip ama 19. yüzyıl kolonyal imparatorlukları gibi habire yeni toprak kazanmak, ülkeler işgal etmek istiyor. Dolayısıyla yakın komşuları başta olmak üzere, bütün dünya Hitler’den rahatsız olduğu gibi Putin’den endişeli. Zira Kuzey Osetya ve Kırım işgallerinden sonra geçen hafta içinde hiçbir haklı gerekçesi olmadığı halde Avrupa’nın en geniş ülkesi, 40 milyon nüfuslu Ukrayna’yı da işgale başladı. Putin Ukrayna’yı “bağımsız devlet geleneği olmayan yapay bir ülke”, Ukrayna yönetimini de “NATO ve Batının kuklası” ilan etti. Putin’in ortaya koyduğu gerekçeler şaka gibiydi ve kimseyi ikna etmedi. Rus halkı dahil, dünyanın büyük kısmı ve devletlerin çoğu bunu açık bir egemenlik ihlali ve saldırganlık olarak gördü. 

Öyle anlaşılıyor ki Putin muazzam ordusunun Ukrayna topraklarını iki günde kontrol edeceğini düşünüyordu. Ama devlet başkanı Zelenski ve Ukrayna halkı direnmeyi tercih etti. İşgal başlayalı bir hafta oldu ve Putin’in  beklentilerinin çok gerisindeler. Ukraynalılar güç dengesizliğine rağmen büyük bir direniş başlattılar. Bu direnişin Rus saldırısı beklenilerek önceden organize edildiği ve hazırlıkların yapıldığı anlaşılıyor. Putin kararlılık gösterirse elbette Ukrayna’nın her tarafını işgal edebilir, yolları, havaalanlarını, stratejik tesislerini ele geçirebilir ama ülkeyi tamamen kontrol edemez. Ukraynalılar Putin Rusya’sına karşı asimetrik bir mücadele vermeyi, gerilla harbi yapmayı planlıyorlar. Tüm halkın destek verdiği, her bireyin asker olduğu topyekûn halk mücadelelerinde Rusya gibi muazzam güce de sahip olsanız kalıcı başarı kazanmak mümkün olmaz. Nükleer silahlar kullanması, Uluslararası hukuka aykırı katliamlar yapması gerekir ki, bu durum Putin’i tam bir Hitler yapar ve bütün dünyadan büyük tepki görür, Rusya taşınması zor ağır ambargolara maruz kalır.

Süre uzadıkça zaman Putin’in aleyhine gelişecek. Rus askerlerinin cenazeleri Rusya’ya dağılmaya başladı. Önümüzdeki birkaç hafta içinde Putin sonuç almak zorunda. Ya nükleer silah kullanarak ve büyük sivil katliamına imza atarak kontrolü (şimdilik) sağlayacaktır veya itibarını kurtaracak şekilde azami taviz koparmaya çalışacaktır. “Bağımsız” ilan ettiği kentleri ve bazı toprakları ilhak ettiğini ilan ederek Ukrayna’nın geri kalanından çekilecektir. Direnç gösteren Zelenski’ye suikast düzenlemek ve Ukrayna direncini kırmak için özel eğitimli 400 suikastçıyı görevlendirdiğine dair haberler de var.

Putin’in nükleer silah kullanabileceğine ihtimal vermiyorum. Zira tek nükleer silah sahibi Putin veya Rusya değil. Böylesi bir cüret Putin’e başarı getirmez, aksine onu Hitler gibi bütün dünyanın nefret objesine dönüştürür. İnsanlık tarihinin en büyük zalimleri, katilleri listesinin başına eklenir. Birkaç hafta içinde Ukrayna üzerinde kontrol kuracak adımlar atamazsa, bazı alanlarda kalarak çekilmeyi ve uzun sürece yaygın müzakerelerle zaman kazanmayı tercih edecektir.

Ancak bu safhadan sonra hangi seçeneği tercih ederse etsin Putin kazanan olamayacak. Direniş devam ettikçe Putin eleştirilmeye, yıpranmaya devam edecek. Sadece dünya kamuoyu tarafından değil Rus halkı tarafından ve Rusya ile müttefik devletler ve halklar tarafından da sorgulanacaktır. Diktatörler uzun süre gücü kontrol edince tek adam haline geliyorlar ve sağlıklı bilgiden, veriden kopuyorlar. Zira etrafında sadece yalakalar kalıyor. Onlar da diktatörün arzu ettiği bilgileri servis ediyor. Putin başlarda Ruslar için Sovyet sonrası dağınıklığı toparlayan güçlü lider idi. Ama iktidar süresi uzayıp tek adam haline gelince dünyayı, gelişmeleri okumaktan koptu, Rusya için yüke dönüştü.

Putin haksız ve gereksiz, haddi aşan, sabırları zorlayan, insanlığa ve dünyaya meydan okuyan, 19. yüzyılda olabilecek emperyal bir işgal başlattı. Günün sonunda Ukrayna’yı tamamen işgal etse dahi kazanamayacak. Putin’in Rus halkı tarafından sorgulanması artarak devam edecek, Rusya içinde ve dünyada dengeler değişecektir. Zira çok ciddi ve yaygın şekilde uygulanan ambargolar Rusya’nın belini bükecek, halkın refah düzeyi iyice düşecek. Kanaatimce bu süreç Putin’in devrilmesini, belki Rusya’nın daha da küçülmesini sonuç verecek. Dünya kamuoyu Putin Rusya’sına “Dur!” demenin ve bir ders vermenin vaktinin geldiğini düşünüyor. Çin’in bile Putin’in işgalini onaylamayıp yaptırımlara katılması, çıkarlarıyla çelişmesinden öte, dünyadaki algıyı-gidişatı görmesiyle ilgili.

Umulur ki Ukrayna halkının cesur ve onurlu direnişi son 20-30 yılda giderek yayılan otoriterleşme eğilimini sona erdirir ve yeni bir demokratikleşme dalgası başlatır. Putin blöf yaparak ve sürekli daha üst düzeyden tehditlerle hep kazandı. Ama şimdi dünya, münhasıran demokratik dünya blöfüne rest çekiyor. Putin bu işgalle uykuda ve eylemsiz olan NATO’yu uyardı. NATO’ya katılmayı düşünmeyen ama Rusya  tehdidi hisseden ülkeler artık üye olmak için sıraya girecektir. NATO daha genişleyecektir. AB coğrafi olarak çok genişlemişti ama siyasi olarak etkinliği sınırlıydı, savunma sistemi yoktu. Dağılacağına dair dedikodular dolaşıyordu. Putin’in Ukrayna işgalinden sonra AB daha güçlü ve kararlı olacak, sadece ekonomik güç olmakla yetinmeyip siyasi gücünü tahkim edecek, belki askeri güç olmanın yollarını arayacaktır. NATO ile ilişkilerini güçlendirecektir.

Putin, Ukrayna işgali ile dünyayı Soğuk Savaş dönemine geri döndürdü. Ama ortada toparlanan ve güçlenen, dünya kamuoyunu kazanmış, vicdani ve moral üstünlük sahibi  bir Batı Kulübü var. Rakip olarak ise Putin Rusya’sı ve ona uydu olan bir avuç otokrat ülke. Putin yanlış zamanda, yanlış yerden yanlış bir savaş başlattı. Ukrayna’yı işgal etse de kaybedecek!

YORUM | MAHMUT AKPINAR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir