Blog: Ermeni meselesi ve MEHMET EFE ÇAMAN…

MEHMET EFE ÇAMAN, birçok yazısı bu sitemizde paylaşıldı çünkü güzel yazıları ve doğru düşünceleride var, ancak bozuk bir saat bile günde iki kere doğruyu söyler, doğruyu alır, yanlışı çöpe atarız, ermeni meselesi konusunda çok fazla ileriye gittiğini düşünenlerdenim.

Zırt pırt ermenilere soykırım yapıldığı yalanına sarılıp tek taraflı yayın yapan, ermeni ağzıyla ecdadımıza saldıran bu MEHMET EFE ÇAMAN denen provekatör cemaate zarar vermekten başka bir işe yaramıyor !


Adam o dönemde devlet yapısının zayıf Çetelerin hüküm sürdüğü bir yapıdan bile bihaber.

Birde desene bu çetelerin çoğu Kürt tü. Diyemez!
(Tehcir bölgesi doğu ve güneydoğu anadolu bölgesi, yani kürt kökenli nufusun yoğun olduğu, bugünkü PKK misali özellikle o dönemde çete kültürünün hakim olduğu bölgeler)


Zamanlama manidar, belliki bu iftira dolu yazısını bugüne denk getirerek birilerine yalakalık yapıyor…

Bay Biden da sizinle aynı fikirdeymiş. Bugün tarihi bir gün. Öncelediniz onu. Tebrikler…

ABD resmen açıkladı: Yarın ‘Ermeni Soykırımı’nı tanıyacağız

Tr724 Haber Merkezi – 23 Nisan 2021


Ilhan Ilgili

Sayın Mehmet Efe Hocam, “Enver Paşa”, “Enver” olursa, Mehmet Efe Hocam ne olur? “Efe”…
Bir Müslüman, savaşta ölürse ona İslami terminolojide ne denir “şehit”…
Tabii, siz Anadolu’nun ve Istanbul’un fethinden de “Anadolu’nun işgali” ve “İstanbul’un işgali” diye bahsediyordunuz değil mi?
Efe, bu görüşlerinin hiçbirine katılmıyorum.
Geçen yazında da tarihimize ve milletimize sövüp sayıyordun.
İstediğini yaz ama milletime sövüp sayma. Milletim, müthiş bir illüzyonla kandırılıyor, bana ve kardeşlerime zulmediyor olabilir ama ben böyle bir durumda dahi, tarihi gerçeklerin tersyüz edilip, milletimin soykırımcı, durduk yerde kitlesel katliam yapan, köşe başlarında Ermeni kadınlara tecavüz etmek için bekleyen katil ve sapık sürüsü gibi gösterilmesine karşı sessiz kalamam. En azından bir yorumla bile olsa, bilerek ya da bilmeden gerçekleri saptırdığını yüzüne çarparım. Seni neneme-dedeme sövmekten meneder, saygı göstermeye davet ederim.

Cem Arslan

O dönemki kötülükleri inkar eden yok zaten, en azindan cemaate yakin olan insanlar olarak biz inkar etmiyoruz, hesap verilmesi taraftariyiz, evet zulüm olmus, masum insanlara kötülükler yapilmis ancak yalan konusmak, abartmak, olaylara tek tarafli bakmak…anliyorum, cemaate zulüm ediliyor diye rejime celme takmak istiyorsunuz ancak buda zulmün bir cesididr, amerika istiyor diye ermeni agziyla ftira atarsan kaybeden yine sen olursun unutma, tarafsiz ol, objektiv ol, olaylara bir bütün olarak bak, ermenilerin yaptiklarinida gör, türklerede soykirim yapildigini kabul et, ozaman kimse birsey demez.

Ugur Tanık

Esas ayıp olan bir taraftan: “1915 öncesi Anadolu’daki Ermeni nüfusu 2 milyon ila 2,5 milyon arasında “tahmin ediliyor.” Bugün Türkiye’de 50,000 ila 70,000 arasında Ermeni yaşadığı “tahmin ediliyor”. “Uluslararası kaynaklara göre” 1 milyon ila 1,5 milyon arası değişen rakamlarda Ermeni, bu soykırımda hayatlarını kaybetti”
derken diğer taraftan
“”Bazı” Ermeni milliyetçilerinin Rus ordusunu kendi kurtuluşları olarak görmeleri ve Ruslara destek vermeleri” , “Nüfusun binde, “belki de” on binde birini oluşturan çeteleci Ermenilerin savaş bölgesindeki isyanı nedeniyle…” ifadelerinin bir siyaset profesörün ağzından çıkmasıdır.
Habbeyi kubbe, kubbeyi habbe yaptığınızın farkında mısınız?
Yazınız kendi içinde de tutarsızlıklarla dolu: Dünyada yaşanmış hangi soykırım örneğinde, soykırıma uğrayan halķın çocukları alınıp evlat, kızları alınıp evin hanımı yapılır?

Bu nasıl bir çifte standarttır ki, hem soylırım yaptınız” diyorsun hen de “çocuklarını evlat edindiniz”, “kadınlarına tecavüz ettiniz”, “kadınlarıyla evlendiniz” diyorsun? “Amerikalılar, Kızılderililiere soykırım uygularken, Almanlar, Yahudilere soykırım uygularken bunların çocuklarını alıp evlat mı edindiler; kızlarını harimi ismetlere alıp eş mi yaptılar? Biraz kafanızı çalıştırın.

Seyfettin ACAR

Son derece taraflı bir yazı olmuş. Türk Milleti bir Asyadan gelen millet olduğu ve bin yıl Müslümanlara önderlik yaptığı için bazı çevrelerde ciddi bir düşmanlık var. Siz de kendinizi Türk hissetmediğiniz için onlarla aynı hissiyati paylaşıyorsunuz. Yazdıklarınız bunun yansıması. Türkler katledidiği ve Türklere soykırım yapıldığında kalbinizde en ufak bir acı hissetmiyorsunuz.

Saniye Tercan

İyi ki o “onbinden bir Ermeninin “yaptığı vahşilikleri yaşayanlardan dinleyen hala onca insan var. Ben de onlardan biriyim. Dedemden bizzat dinlediklerimi mi sizin anlattıklarınızı mı kabul edeceğim?

Ufuk Tandoğan

Okurken bu “tahminlere” ve “belkilere” ben de takıldım. Üzerinden yüz yıldan çok bir zaman geçmiş. Bilim adamlarının tespit, tahmin, saptama vb. diye verdikleri arasında öyle üç-beş değil milyonlar fark var.

Azeri balasi

Yazini ermeni kardeslerine ithaf edenler neden ermenilerin hocalida karabagda azerbaycanli turklere karsi yaptiklari soykirimi hic hatirlamazlar.

Saniye Tercan

İyi ki o “onbinden bir Ermeninin “yaptığı vahşilikleri yaşayanlardan dinleyen hala onca insan var. Ben de onlardan biriyim. Dedemden bizzat dinlediklerimi mi sizin anlattıklarınızı mı kabul edeceğim?

Namik

Bu adam kendi yorumlarını Tarihi gerçek olarak yansıtmakta çok usta. Hiçbir veya sırf taraflı olan objektif olmayan anlatımlarla, Tarih biliminden uzak güzel bir hikaye yazarı. Doğrular olmakla beraber genel manada hikaye. İnsan enazından aynı platformda yazan (tr724) diğer tarihçi yazara bakar

Namik

Adam o dönemde devlet yapısının zayıf Çetelerin hüküm sürdüğü bir yapıdan bile bihaber. Birde desene bu çetelerin çoğu Kürt tü. Diyemez!

Oguz

Burdaki yazilar hakkinda ne dusunuyorsunuz
http://www.tallarmeniantale.com/mccarthy-AnatolianArmenians.htm
http://www.tallarmeniantale.com/mccarthy-erzurum.htm
http://www.tallarmeniantale.com/collaboration-Shaw.htm
Legit or notYorumu Cevapla

  • Avatar İrfan Ay Verdiğiniz ilk adresten Prof. Dr. Justin McCarthy’den bir alıntı (“Armenians the Ottoman Empire and Modern Turkey (1912-1926),” Istanbul (Bosporus University Press), 1984. p. 17.): “We now know from reliable statistics that slightly less than 600,000 Anatolian Armenians died in the wars of 1912-22, not 1.5 or 2 million, as is often claimed. Not that 600,000 is a small number. The Armenians suffered terrible mortality. But when considering the numbers of dead Armenians, one must also consider the numbers of dead Muslims. The statistics tell us that 2.5 million Anatolian Muslims died as well, most of them Turks. In the Six Vilâyets, the Armenian homeland, more than one million Muslims died.”
    Çevirisi aşağı yukarı şöyle olabilir:
    “Artık güvenilir istatistiklerden biliyoruz ki 1912-22 arasındaki savaş döneminde çoğu kez iddia edildiği gibi 1.5 ya da 2 milyon değil, 600.000’den daha az Anadolu Ermenisi öldü. 600.000 küçük bir sayı değil. Ermeniler, korkunç bir ölümle karşılaştı. Ancak ölen Ermenilerin sayısı düşünüldüğünde, ölen Müslümanların sayısı da dikkate alınmalıdır. İstatistikler bize çoğu Türk olmak üzere 2,5 milyon Anadolu Müslümanının da öldüğünü söylüyor. Ermenistan’ın anavatanı olan Altı Vilâyet’te bir milyondan fazla Müslüman öldü.”
    Ölen Ermeni sayısını ele alırken 2,5 milyonu, Müslümanları katleden Ermenileri sayarken 1/10.000’den az diyen bilimadamlarının iddialarının güvenilirliğini bir daha sorgulayın derim.

Serdar Oran

Pes etmeyip motive olduğunuz, eleştirlerinizin dozunu “İnsan olan bu rakamdan utanır da, bu yazılan eleştirileri buraya yazmaz!” seviyesine düşürmenizden belli. Yani sizin dediğiniz gibi kabul etmeyen bizler “insan bile değiliz” öyle mi? İnsan değilsek, neyiz peki? Aynısıyla iade ediyorum…
“Kutsal/mukaddes” nedir bilen insanlara, “sizin kutsalınız devlet” diyecek seviye de nedir? Yaşanan acıları inkar etmeyip “ama soykırım değildi” diyenleri vicdansızlıkla, ahlaksızlıkla, izansızlıkla suçlamak hangi aklın ve bilimselliğin ürünüdür? Kendinizi kimin yerine koyuyorsanız: “soykırım değildi diyenler oruç tutsa ne olur, tutmasa ne olur” demek de nedir?
Rakamları çarpıtmayın, matematik de mi bilmiyorsunuz ki çarpıttığınız rakamlarla bile oynamaya devam edip çeteci Ermenilerin sayısını onbinde birin altında gösteriyorsunuz. 2.5 milyon Ermeni olsaydı bile suçlu 250 kişinin altında mıydı?
“Yazılan yorumlar, benim için ciddi bir sorgulama sürecini başlatması bağlamında yararlı oldu” diyorsunuz. Oysa bu yorumların hepsi size karşı ve insan bile olmayan okurlar tarafından yazılıyor olsa, tr724 sevenlerinin binde birinden daha azı olacaktır.
“İnsan olan, Müslümanlara yapılan zulmü görmezden gelip Ermenilere yapılanlara “soykırım” demez” desek seviyeyi arttırmış mı olacağız?
“Savaş dönemiydi ve savaş şartlarıydı; soykırım değildi, Ermenilerin yaptıklarına, Müslüman halkın çektiklerine verdiği tepkiydi. İnsan olan bunu yazan yorumcular için “işi sulandırmaya ve meşrulaştırmaya çalışanlar” demez.
En zor durumda olabiliriz. Zulme uğramış mağdurlar olabiliriz. Binlerce arkadaşımız içerde ve bizler aranıyor olabiliriz. Bunlar “Milletimize hakaret edemezsiniz. Tarihi çarpıtıp yalan söyleyemezsiniz. Kendi doğru bildiklerinizi gerçek doğru kabul edemezsiniz” dediğimizde bizi nasyonalist yapmaz…

Sinan Tekin

Mehmet,”soykırım olsa ne, olmasa ne” diyebilirsiniz. Bu sizin hukuk bilginizin -bilimsel anlamda neredeyse hiç olmadığını-, tarih bilginizin de -en azından tarih felsefesi anlamında- çok sınırlı olduğunu gösterir.
Tarihte binlerce savaş oldu, milyonlarca insan öldürüldü. Hiçbirine “soykırım” dendiğini duydunuz mu?
Ruslar, Erzurum’a kadar geldiler ve şehit verdik.
İngilizler, Çanakkkale’ye geldiler, şehit verdik. Hadi onlara da “soykırım” deyin.
Sadece son İkinci Dünya Savaşı’nda 60 milyondan çok insanın öldüğü söyleniyor.
Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atan pilotun yargılandığını, ABD’nin tazminat ödediğini duydunuz mu?
Almanların, soykırım nedeniyle hala başları önünde.
Kore’de, Vietnamda yüzbinlerce insan öldüren ABD’nin yaptıklarına “soykırım” deniliyor mu?
ABD, Irak’ı iki defa kurtardı; demokrasiye kavuşturdu. Suriye’yi de kavuşturcaktı ama Rusya izin vermedi. Şimdi de Rusya kurtaracak. Rusya, daha önceden Afganistan’ı da kurtarmıştı. Şimdi de ABD kurtardı. Sovyet kendi tohumunu ekip gitti; ABD’de öyle… Mehmet Efe Çaman ya da benzerlerinin “soykırım yaptılar/yapıyorlar” dediğini duydunuz mu?
Savaş şartlarında yapılanların karşılığı ile soykırım tamamen farklıdır.
PKK ile mücadele ediliyor. -Allah göstermesin- Kürt kardeşlerimiz kalksa, “biz bağımsız bir Kürt devleti kurmak istiyoruz” dese, Ruslar ya da başka bir devlet askeri destek sağlasa, Kürtler de onlarla birlikte milyonlarca Türk’ü (O zamanki nüfus bugünkünden 8 kat azdı) öldürse, kadınına kızına tecavüz etse, Türkiye devleti de, halkı da karşılık verse buna da “soykırım” mı diyeceksiniz?
Soykırım, en genel anlamıyla insanların etnik yapıları, kültürleri, dinleri, ideolojileri nedeniyle toplu olarak yokedilmeye çalışılmasıdır. Soykırım yapıldı diyenler, Ermenilerin neden tehcir edilmeye kalkıldığını anlatmak isterlerken meseleyi tamamen çarpıtıp, bölgenin Ermenilerden arındırılması isteğine bağlıyorlar. Adam kalkıp “onbinde bir Ermeniden azı Ruslara yardım etmişti” diyebiliyor. Bölge haklı can derdinde, öldürülen, mescitlere doldurulup yakılan, tecavüz edilen ana-babasının, oğul-kızının hesabını sormayı değil de “Ermeniyi atayım, evi bana kalsın” diye düşünecek, hatta devleti de aradan kaldırıp evin, dükkanın, tarlanın bizzat kendisine kalacağına kesin gözüyle bakacak… Tabii bu kafa, Müslümana yapılan zulmü görmezden geliyor. Ermeniye yapılanı şişirdikçe şişiriyor. Milletimin bu konuyla ilgili hassasiyetine “patolojik bir hal” diyor. Adam, kabul etmeyenlere düpedüz “pişkin bir merhametsizlik” diyor. Milletimin içinde yaralı olanlar da “aaa benim de aynı yaram var; o zamankilere de böyle yapılmıştır” diyorlar.
Soykırım değildi diyen arkadaşlar, “o dönem Ermenilerinin Müslümanlara yaptıkları, Müslümanların da karşılık vermelerine neden oldu. Savaş döneminin acılarıydı; soykırım değildi” görüşünde. Bu Ermeni kardeşlerimizin çektiklerini inkar değil, “meseleyi tek taraflı değerlendirmeyin” demektir…

Tehcir Kanunu ve uygulamaları üzerine

https://yeni-türkiye.com/tehcir-kanunu-ve-uygulamalari-uzerine/


Ermenilerin yaptığı Soykırım ve Katliamlar

24 Nisan 1915, Ermenilerin isyan başlatarak Türklere soykırım yapması üzerine alınan tehcir kararının günüdür; Ermeni Meselesi ile özdeşleşen anma gününün değil…

https://www.habernediyor.com/ozel-haber/ermenilerin-yaptigi-soykirim-ve-katliamlar-h81.html


Anadolu’da Ermeni zulmü: Köyler toplu mezarlarla dolu

1915 olayları ve sözde “Ermeni Soykırımı” iddiaları yine gündemde. Ancak Doğu Anadolu’da birçok kent ve köy, Ermenilerin yaptığı katliamların izlerini taşıyor.

1915-1919 yılları arasında Doğu Anadolu’da başlayan Ermeni isyanı katliama dönüştü. Kadın, yaşlı, çocuk demeden binlerce masumu öldürdüler. Vahşetin izleri ise toplu mezarlarla ortaya çıktı.

Ermeniler uğradıkları her köye zulüm ve gözyaşı götürdü

Ruslar tarafından işgal edilen Erzurum, o kentlerden biri. Ermeni çeteleri, Erzurum’da en vahşi katliamlarda birini şimdiki adı Ortabahçe olan Cinis köyünde yaptı. Bir camiye doldurulan tam 587 masum, yakılarak şehit edildi. O katliamda yakınlarını kaybedenlerden biri Abdurrahman Zeynal.

“Dışarıda camışların üzerine mandaların bezir yağı döküyorlar. Onları tutuşturarak caminin içerisine atıyorlar. Camide alevlerin içerisinde kalan 587 Müslüman Türk ki bunlardan biri de benim dedemdir, şehit oluyorlar.”

Yanıkdere’ye, Alaca’ya, uğradıkları her köye zulüm ve gözyaşı götürdü Ermeniler.

Abdurrahman Zeynal, “Buradan Tazegül köyüne gidiyorlar, 58 kişiyi de orada şehit ediyorlar, Alaca köyüne gidiyorlar, 274 kişiyi orada şehit ediyorlar. Erzurum’da 12 bin 300’ün üzerinde bir Müslüman’ı bir gecede katliama uğratmış oluyorlar” sözleriyle o zulmü anlattı.

Anadolu'da Ermeni zulmü: Köyler toplu mezarlarla dolu

Babasından dinlediklerini hüzünle anlattı

Zulüm gören kentlerden biri de Kars. Dini değerleri hiçe sayan Ermeniler, 286 kişiyi Ulu Cami’ne toplayarak yaktı. Vahşet, Büyük Çatma ve Küçük Çatma köylerinde de devam etti. Yaşı ilerleyen Nazlı Nebioğlugil, babasından dinlediklerini hüzünle anlatıyor.

“Başka yerden gelmiş kırmışlar, öyle kırmış ki hiç Müslüman kalmamış. Pergit’te olmayanlar dışarıda selamette kalmış. Köyde olanları bütün Ermeniler kırmış.”

Şehit yakınları “Ermeni Soykırımı” iddialarına tepkili

Ermeniler Iğdır’da da savunmasız halkı hedef aldı. Yüzlerce masumu acımasızca şehit ettiler. Muş’ta ise yaşlı, kadın ve çocuk 2 bin 800 kişiyi katlettiler. Van’ı adeta ateşe veren caniler, birçok köyde katliam yaptı.

Ermeni mezaliminde katledilen çoğu çocuk kadın ve yaşlı 2 bin 500 Müslüman Türk anısına Zeve Şehitliği yapıldı. Şehitlerin aziz hatırası asırlarca burada yaşatılmaya devam edecek.

Bunca vahşet ve acı yaşayan şehit yakınları “Ermeni Soykırımı” iddialarına tepkili. Resmi kayıtlara göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Ermeniler tarafından şehit edilenlerin sayısı 519 bin.

https://www.trthaber.com/haber/gundem/anadoluda-ermeni-zulmu-koyler-toplu-mezarlarla-dolu-575453.html


Seyfettin ACAR

Çaman Bey,

Bazen güzel şeyler yazıyorsunuz. Ama yazınızın doğru hiçbir tarafı yok. Doğruları bırakıp dünyada var olan koroya katılmak benim gözümde muteber bir şey değil.

Benim gördüğüm kadarıyla Ermeni Soykırımı iddialarının gerçeklikle hiçbir alakası yok. O kadar tutarsız ve Türklere nefret amaçlı bir iddia ki herhangi cevap verilecek tarafı bile yok.

Orhan Demir

Ben de sizin gibi düşünüyorum. Sizin kadar olsun, yarım kelimeyle olsun cevap verilmeyince de bu insanlar yazdiklarinin makul ve mantıklı karşılandığını sanıyorlar. Eğer mümkünse tr7/24 yönetiminden ricam, -bazı web sitelerinde olduğu gibi- makalelerin altına tek tıkla, emojiyle, yazarın düşüncesine katılıp katılmadığımızı gösterir bir buton eklemeleri.

Seyfettin ACAR

Benim tanımıma göre bir insanın öldürülmesi bile soykırımdır. Onun dünyasının yıkılması demek. Bir insanın ya da binlerce insanın öldürülmesi arasında fark yok. Bu açıdan bu sadece bir soykırım değil, binlerce soykırım var. Hepsini kınıyorum.

Türkiye’de hali hazırda ölümlere yol açan büyük insan hakları ihlalleri devam ederken, bunların göz ardı edilerek, 100 yıl önceki olayların tek taraflı olarak hortlatılmasını iyi niyetle yorumlamıyorum.

Mesela Batı dünyası gerçekten dindaşları koruma ve sömürgecilikten bağımsız olarak sadece soykırımların peşinde ise, başka binlerce soykrım var, onları da parlamentolarından geçirmişler mi? Örnek Kırım Yarımadası tamamen Kırım Türklerine aitti. Bugün neredeyse adada Türk yok. Bir tane Batı Parlamentosu var mı, bu apaçık soykırımı tanıyan, kınayan.

Azeri

Mehmet Efe Çaman hocam. Yazılarınızı her zaman keyifle okumaya çalışıyorum ve beğeniyorum. Lakin ikinci Karabağ savaşı başladıktan sonraki yazılarınızda sanki biz Azerilere karşı taraf tuttuğunuzu düşünüyorum. Fikirlerinize saygı duyuyorum. Lakin devam eden Azerbaycan- Ermenistan konflikti fonunda böyle bir yazının yazılmasını doğru bulmuyorum. Eğer yazılacaksa da bunun yanında Azeri Türklerine yapılmış soykırımdan, Hocalı katliamından da bahsetmeniz gerekirdi. Mesela 26 Şubat’ta Hocalı katliamından bir yazı yazabilirdiniz. Ve o yazını da, 19. asırdan başlayan olaylarda hayatlarını ve ülkelerini kaybeden milyonlarca Azeri kardeşinizin anısına ithaf etseydiniz biz Azeriler de, Size, “taraflı” diyemezdik

  • Seyfettin ACAR Ben de Efe Caman’ın yazılarını okurum. Ama beğenmiyorum. Kendisine saygı duyuyorum. Neden cevabınıza cevap yazdım? Hocalı Katliamını da ansaydınız diyorsunuz ya. Anamaz. Böyle bir şeyi en ufak ansa, Türk Milleti aleyhtarı (çok yumuşak ifadeyle) çevrelerdeki itibarı bir an da yerle bir olur. Hatta üniversitede bulduğu işi bile kaybedebilir. Zaten böyle bir şeyi yapmak da istemez. Çünkü kendisi Türk olmadığını defalarca açıkladı. Ayrıca zaten bir yabancıyla evli. Türk Milletiyle manevi bir irtibatı, ortak bir gelecek hisiyatı zaten bulunmuyor. Türkiye onun için plajlarından yararlanılacak, toprağının keyfi çıkarılacak bir toprak parçası. İnsanları aşağılanmış, toprakları İşgal edilmiş umrunda değil. Tabii Mehmet Efe Caman’ın görüşlerine ne kadar ağır olursa olsun yazabilmesini destekliyorum. Hakaret bile içerse yazabilir. Önemli olan insanların bilinçli olması. Buraya yazılan yorumlardan gördüğüm kadarıyla, insanlar da bu bilinç gerçekten var.

Ayhan Aynacı

Oysalarla, oyulan gerçekler…

Paragraf 1:

Giriş cümlesi “Oysa: Her milletin tarihinde utanç verici sayfalar vardır.” (“tek değilsiniz, herkes böyle” cinsinden, hazmı kolaylaştırıcı…)

Arada asıl metin: “Türklerin tarihinde de bolca utanç verici sayfalar bulunmaktadır.”(Tabii, bu “bolcanın” nasılsa ölçüsü yok) “Kardeşlerinin katline ferman veren padişahlar” (Anokronizm 1), kentleri işgal edip üç gün yağmalayan bir sistem, (Anokronizm 2. Savaş hukuku kurallarından hangisinin uygulanmasını isterdiniz; hepsini kesseler miydi?) kolektif cezalandırma, (Anokronizm 3. Bir yazınızda açıklasanız da görsek; bu düşünceniz nereye kadar gidiyor. İsterseniz “Beni Kaynuka, Beni Kurayza, Beni Nadr’ın kadınları-kızları, çocukları savaşmamıştı; onlar neden cezalandırılıyor?” şeklinde sorun da açıklayalım). “ibretlik idamlar ve infazlar…” (Genel hüküm. Türk tarihinde kaç tane?) “Masum anne babaların küçücük anne kuzusu oğlanlarının zorla alınıp devşirme yapılması” (Anokronizm 4. Savaşla ele geçirilen bölgelerde, 8-20 yaş arası gençlerin alınıp yetiştirilmesi, 600 küsur ylda kaç kişi zorla alınmış? Savaşta hangi galip taraf karşı tarafın çocuklarını alır, Sarayında yetiştirir, sonra Bakan, Başbakan yapar) “seks kölesi olarak kullanılacak kadınların açık pazarlarda alınıp satılması”, (Anokronizm 5. Acaba savaş esiri kadınları mı kastediyorsunuz? Açıkça söyleseniz de bilsek. “Seks kölesi olarak kullanmak” tabirini acaba etkileyici mi buluyorsunuz? Bilinaltınızı bir yoklayın derim…) “tebaayı dinine göre birinci ve ikinci sınıf olarak ayırma” (Anokronizm 6. Marksist terminoloji “sınıflara ayırma”. Hangi muzaffer ülke, fethettiği topraklardaki halka kendi hukukunu -Türk tarihindeki kadar- uygulama hakkı verir.) “Bunlarla gurur mu duyuyorsunuz? Bunların tarihte olup bitmiş olması, bu gerçeklerin değiştirilemeyecek olması ayrı bir şey, bu tarihle gurur duymak ise tamamen ayrı bir şey! Bunlarla ve bunlar gibi, bu yazının kapasitesini misliyle aşacak daha birçok patolojik olay, Türk tarihinin ayrılmaz parçalarıdır. (Üstüste yığılan senkronik değerlendirmeye gereksinim duyan sorularla, okuyucu zihnini gelen “oysalarla” oymaya hazırlık)

Ve sonda çıkış cümlesi: “İyi olan şeylerin yanında, bu gölgeli, gri, hatta kapkara alanlar da var”. (“iyi olan şeylerin neler olduğunu ifade etmeseniz de “gri hatta kapkara” gördüğünüz alanları tafsiltıyla açıklamaya gayret etmişsiniz. Kardeş katli, Fatih Sultan Mehmet Hanla başlıyor. Savaş esirleri bütün bir İslamla birlikte var. Kolektif cezalandırmadan kastınız, savaşan “tarafın” ceza görmesi ise bu da her zaman vardı. Yani biz size göre, bırakın necip millet olmayı, gri ve kapkara bir tarihe sahibiz öyle mi?)

  • Seyfettin ACAR Ayhan Bey, güzel bir cevap olmuş. Yani anladığım artık insanların gözü açık. Böyle yazılara kimse kanmıyor. Zaten hemen atlayıp kabul edenlere de bakıyorsun, Türk milliyetiyle ilgili başka sorunları oluyor. Türkiye’nin şu an bir diktatör tarafından yönetilmesini ve Milliyetçi görünümlü Türk düşmanı MHP’nin, iktidarın ortağı olmasını suistimal ediyorlar. Türkiye’de AKP ve MHP böyle devam ettikçe, Türk milletine karşı tutumlar daha da kuvvetlenecek. Bu tarz yazıların, insanları kandırmayı geçin milli bilinç seviyemizi yükselteceğine inanıyorum. Dolayısıyla istedikleri kadar, dibine kadar yazsınlar. Batı’da bile zayıf olan ifade özgürlüğü alanı kat kat Türk milleti karşıtlarına verilmeli. Fikirsel planda ciddi bir challenge oluşsun. Bu bizim gerçeklere gözümüzü daha da açıyor.

Ayhan Aynacı

Oysalarla oyulan gerçekler:

Paragraf 2.

“Türkler soykırım yapmıştır. (Bir üstteki paragrafta, kolektif cezalandırmanın haksızlığından bahsederken, burada “Türkler soykırım yapmıştır” diyorsunuz. Ne kadar da rahat, zaman, zemin hiçbir sınırlama yapmadan “Türkler”… bu bir çelişki değil mi?) İttihatçılar Tehcir Kanununu çıkardıklarında ne yapılacağını, bu kanunun nelere neden olacağını gayet iyi biliyorlardı. (Bu defa da “İttihatçılar” diyerek yine kolektif ifade, hiç olmazsa “idaresi” diyerek ya da şahıs isimleriyle sınırlandırsaydınız. Üstad’ın da İttihatçıları desteklediği olmuştu. Hadi onun da sayfasına yazın dediğiniz “soykırımı”. Hem de niyet okuma yapmışsınız; tebrikler.) Tehcirin öncesinde Anadolu’nun “Türk yurdu” yapılması için homojenleştirici, “etnik temizlikçi”, sosyal Darwinizm temelli ırksal, Türk-üstünlükçü bir ideoloji üzerine yepyeni bir kimlik inşa ettiler. Amaç Ermenilerden – ve diğer gayrimüslim milletlerden – arındırılmış, homojen ve Türk bir Anadolu yaratmaktı. (Yine niyet okuma. İsterseniz “bu amaçla Rusları bölgeye çağırdılar, onbinde birden az da olsa Ermenilerin onlarla işbirliğini sağladılar.. Müslümanları Camilere doldurup yaktılar. Kadınlarına kızlarına tecavüz ettiler ki Ermenilere tehcir uygulanmasını ve halkın zulmetmesini sağlasınlar” da deseydiniz.

Ishak

Butun yorumlari okudum. Hemen hemen hepsinde tarihi gercekleri inkar var. Baska milletlerin de benzeri soykirim gibi uygulamalarinin olmus olmasi ayri bir tartisma konusu. Ancak farkli olan su ki hemen hemen soykirim veya katliamla itham edilen bu ulkelerin hemen hemen hepsi kendi gecmisleriyle yuzlesmis olmalari ve huku ve siyasi sistemlerini bir daha bu tur yuzkarartici uygulamalarin olmamasi icin gerekli tum tedbirleri almis olmalari. Yani onlarda inkar yok ve hatadan dersler cikarma var. Trajedinin boyutlari tartismaya acik olsa da biz de tumden bir inkar anlayisi var ki, bence bugun yasanilan patolojinin asil nedenidir. Sanirim sayin yazarin da vurgulamak istedigi anatema da burasidir. Ithama muhatab olmak kolay bir hazim meselesi degildir. Tepkilerdeki hissiyati anlayabiliyorum. Ama biz uzerimize toz kondurmayarak tarihte yapageldigimiz hatalarimizi tekrar etmeye devam ediyoruz, ve yuzlesmedigimiz surece de maalesef devam edecegiz.
Azeri kardeslerimize de bir sozum olsun. Evet, Ermenilerin Karabagda yaptiklari da bir soykirimdir ve lanetlenmelidir. Bati toplumu tarihi tutum almada hic bir zaman objectif olmamistir. Yalniz onlarin pisligi bizim pisligimizi ortmede bahane olmamalidir. Tarihimizin ittihatci zihniyetiyle yuzlesmeliyiz ki bgun de ayni zihniyet karanlik planlarini topluma injecte edemesinler. Onun icin bu konularin acik yureklilikle tartisilmasina ve sadece hakki ve adaleti ustun tutmaya salik veriyor ve sayin yazara riskli bir konuda kalem oynattigi icin tebrik ediyorum.

  • Seyfettin Acar Yorumları okumuşsun ama yazıyı okumamışsın. Adam 1915’i araştırdım ve soykırım olduğu sonucuna vardım gibi nesnel bir yaklaşım içinde değil. Öyle olsa zaten olay daha doğru zeminde tartışılabilirdi. Zaten Ermeniler de olaya bu şekilde yaklaşmış olsa, Türkiye halkı tarafından 1915 de yaşananlar daha hakkaniyetle değerlendirilebilecekti. Bunun yerine tamamen psikolojik ve duygusal sebeplerle Türk milletine giydiriyor. Onun gözünde, Türkler vahşi, medeniyetten yoksun, tarihleri hep katliamla dolu bir millet. Yani Caman, aslında sapına kadar Türklere karşı ırkçı bir insan. Tıpkı Ermeni ve Yunanlı faşistler gibi. Bazen onlara bile şapka çıkartıyor. Onlardan gerekli takdiri görüyordur. Olaylrı tamamen anakronizm yaparak birbirine karıştırıyor. Resmen saçmalığın zirvesi. Avrupada okumuş ama Avrupalıların ellerine geçirdikleri Türkleri zorla hıristiyanlaştırdıkları ve kadınlarını metres olarak kullandıklarından hiç haberi yok. Avrupa’da bunlar olurken Osmanlı’da insanların dinleri zorla değiştirilmiyordu. Orta Çağ’da Avrupalıların Müslümanlardan geri aldıkları, İspanya, Portekiz, Sicilya, Malta, Kıbrıs gibi yerlerde bir tane Müslüman bırakmadıklarından hiç haberi yok. Şimdi bunları söylesen, bana ne Avrupa’dan, ben kendime bakarım der. Yunan bunu yaptı desen, bana ne Yunan’dan, ben Türk’e bakarım diyor tweetlerinde. Daha önce de yazdığmı gibi bu gibi yazarlara çok rahat bir ortam tanınmalı. Herkes içindekini açıkça ortaya döksün. Herkes birbirini daha iyi tanısın.

Ayhan Aynacı

Oysalarla oyulan gerçekler:

Paragraf 3.

“Bu bir mukatele değildi. Bir soykırımdı. Çünkü taraflardan biri, Türklerin iddia ettiği Ermeni çeteleriyse eğer, bunlar toplam Ermeni nüfusunun on binde birinden azdılar.” (0,0001. Ya da 1/10.000’den az. Bu bilimsel hassasiyetinize hayran olmamak elde değil. Hangi teraziyle ölçtünüz acaba?) Ve diğer taraf ise, 1000 yıllık devlet diye övündükleri devletleriydi; Devlet-i Aliyye idi. Düzenli ordusu olan, düzenli kolluk kuvvetleri olan, bürokrasisi ve maliyesi ile koskoca bir devlet! Bir iç savaş ortamında, devlet kontrolünün olmadığı bir ortamda karşılıklı bir çatışma yaşayan iki etnik grubun birbirini katletmesi değildi söz konusu olan! Düzenli ordusuyla, jandarmasıyla, il ve taşra teşkilatlarıyla, sistematik olarak, devlet gücü kullanılarak, devletin hükümetinin aldığı politik kararlar doğrultusunda bir soykırım gerçekleştirildi. (Hakim aynı zamanda savcı olunca adelet nerede? Senaryoyu kendiniz kurunca, Ermeniler içinde Müslümanlara zulmeden on binde birden az derken. Devlet-i Aliyye’nin hem de bir ölüm-kalım savaşı içinde olduğunu, savaşın şartlarını, yıllardır yapranmış ordusunun bozulmuş düzenini, devletin mali yapısının hem de düşman devletlere karşı borç içinde yüzdüğünü gözardı etmeyi ne de kolay beceriyorsunuz.)

Ayhan Aynacı

Oysalarla oyulan gerçekler:

Paragraf 4.

“Çetelerin bir kısmı Ruslarla işbirliği yaptı diye, tüm bir halkın barbarca cezalandırılması, Sippenhaft – aile boyu, hatta tüm etnik grubu kapsayan – kolektif bir imha harekâtına girişmek, soykırımdır. (Az önce “Türkler soykırım yaptı” derken kolektif ifade, burada Ruslarla işbirliğine gelince, “işbirliği yapan Ermeniler” değil, “işbirliği yapan Ermeni çeteleri” de değil, “çetelerin bir kısmı”… Bu bir çifte standart değil mi? Eğer Ermeni çetelerinin o “bir kısmı” mesela onda biriyse (1/10 X 1/10.000) toplamda suçlu Ermeni sayısı yüz binde birden az (0,00001). Anokronizm dediğim o şartlarda yaşayan Müslüman halkın yaşadıklarını gözardı etmekten kaynaklanıyor. Belli ki onlar o şartlarda sizin gibi değerlendirmediler.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir