Amerikaya yalakalık yapacaklarya, ABD başkanı Biden ‘Ermeni Soykırımı’nı tanıdı, ertesi gün birileri coştu…


Soykırım olmuş veya olmamış tartışmasına girmeyeceğim bu yazıda.
1915’te aslında ne oldu ise, orada öylece durmakta, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta ve objektiflikte aydınlatılmayı beklemektedir.

Sadece şu resimdeki manşetlere dikkat çekmek istedim, yıllarca cemaati savunan, cemaate yapılan haksızlıkları Tr724 gibi ‘cemaat medyası’ olarak bilinen siteleri takip ederek kendi çapımda duyurmaya çalışan biri olarak söylüyorum, ABD başkanı soykırımı tanıdığı günün ertesinde amerika öyle istiyor diye ermeni ağzıyla hep bir ağızdan “soykırım soykırım” yaygarası koparmanız açıkçası bana tiksinti verdi, midemi bulandırdı.

Benim bile midemi bulandırdıysa varın cemaati zaten sevmeyenlerde nasıl bir kine ve nefrete sebep olacağını siz düşünün. Bu tutumunuzla insanlardaki cemaat algısına ve cemaatin kendisine ne denli bir zarar verdiğinizi idrak edememenizde ayrı bir trajedi.

Zamanlama manidar

Bay Biden da sizinle aynı fikirdeymiş. Bugün tarihi bir gün. Öncelediniz onu. Tebrikler…

ABD Başkanı Joe Biden, 1915 olaylarını “Ermeni Soykırımı” olarak resmen tanıdı

Şu taraflı yazarların şu ana dek yazılarında osmanlı zamanında ermenilerin türklere yaptığı katliamarı kınadığını veya ermenilerin azerilere karşı yaptığı soykırımla alakalı bir yazı gördünüzmü?

Ben görmedim, göremezsiniz çünkü çıkar yok ama şimdi var, kendilerine zulm eden AKP rejimine çelme takacaklarya, yeni ABD başkanından ve hükümetinden aferin alacaklarya, bu yüzden kendi ecdadlarına iftira atarak amerikan abilerinin gözlerine girmeye çalışıyorlar, ne kadar haksızlığa ugramış olursanız olun, delikanlılığa yakışmaz bu tutum, tek kelimeyle YUH olsun !


Araştırmacı-Yazar Mehmet Arif Demirer’den tehcirde 1,5 milyon Ermeni’nin öldürüldüğü iddiasına rakamlarla yanıt

http://v.aa.com.tr/2217878

Mehmet Karaçalı

Bazılarının kendilerine has birer cosmos’u var. Dünya onların etrafında dönüyor. “Alevilere zulmediliyor; Kürtlere zulüm yapılıyor” diyorsunuz; “Yok, AKP yapmaz öyle şey” diyor. Sonra AKP eliyle birkaç şamar yiyor, bu defa da AKP’nin yaptığı her şeye düşman kesiliyor. AKP bizi dövdüğüne göre, bu devlet elbette ki Ermeni kardeşlerimizi de, Süryani kardeşlerimizi de, Rum kardeşlerimizi de kesmiştir” demeye başlıyor.

Ölçü ne, “dayak yedik ve bu süreçte gözümüz açıldı; gerçekleri gördük”. Halt etmenin literal anlamı “karıştırmak” demek. “Halt etmişsin sen onu” der eskiler; karıştırıyorsun manasında. Öyle bir dayak yemişsin ki, sadece gözlerin değil, gözlük camların bile mosmor. O gözlüklerle dünyadaki herşey morarıyor ve bu defa da sen herşeyi mor diye değerlendiriyorsun.. değerlendiriyor ve “bu defa gerçek rengini gördüm” diye iddia ediyorsun. Hatta bu mor gözlerle, yediğin dayağın hesabını soracak, “dövülecek Abi/Abla” arıyorsun. Hemen yanı başında uzun yıllardır “melek mi acaba?” diye baktığın insanlara “meğer ne şeytanlıkları varmış” demeye başlıyorsun.
Ölçün o kadar bozuluyor ve “inanmıyorum bana öğretilen tarihe” sözünü öyle bir yerinden yorumluyorsun ki, bazılarının dili -haşa- sahabe hazretlerine hakarete kadar uzuyor.

Zaten kafan karma karışık. Dün, devlet makamlarına sızarak paralel bir yapı kurmaya çalıştığını iddia ederek seni döven, “gerçek sızma devletlular”, bu defa da senin devlet düşmanı kesilmenin meyvelerini devşiriyorlar: “Bakın bu vatan hainleri, Müslümanları kesen Ermenileri değil de, Ermenilerin zulümlerini engellemek için tehcir uygulayan Osmanlı’ya sövüyorlar”, “soykırımın anlamını, hukuki şartlarının ne olduğunu sorsanız bilemeyecek insanlar, kendi dedelerinin soykırım yaptığını iddia ediyorlar. Sanki Ermenileri camilere doldurup yakan Müslüman Türk köylüsüydü” diyorlar.

Birileri de çıkıp: “Zaten soykırım bile olsa onu yapan Türk değil Kürt ve Çerkezdi” deyip güya işin içinden sıyrılma kolaycılığına kaçıyorlar.
Elbette ki Ermenilere zulmedildi. Suçsuz bir insanın öldürülmesi, bütün insanlığın öldürülmesi gibi olduğuna göre insanlık yüzbinlerce kere katledildi ve Müslümanlara yapılan zulmü günahsız insanlardan çıkarma çabasının da ayrı bir zulüm olduğunu inkar etmek de zalimlerle ortak olmaktır.

Buradaki mesele, zulmedilen Ermeni kardeşlerime acıyacağım diye, Müslümanlara yapılan zulümleri gözardı etmeye, çekilen acıları anmadan Ermenilere ağıt yakmaya çalışmak. Haddi aşıp bilimsel verilerle oynamak. Demografik verileri çarpıtmak. Ermenilere yönelik düşmanlığın ardında, Amerikalıların, Fransızların, İngilizlerin ve Rusların, onları yoldan çıkarmak, bölgede yeni bir Ermeni devleti kurma gayretleri ve sonuçlarındaki anarşi ve terörü görmezden gelmek. “Osmanlı bu insanları yoketmek isteseydi en güçlü olduğu zamanda değil de en zayıf olduğu dönemde mi bunu yapmaya kalkardı?” diye soramamak. Yukarıda yorumculardan biri “soylarını kırmak isteseydik “çocuklarını evlat alır, kendi nüfusumuza geçirir miydik?”, “kızlarını ailemize alır, anamıza gelin, çocuklarımıza ana yapar mıydık?”, gruplar halinde “”bunlar Kürt kardeşlerimiz” deyip köyler oluşturur muyduk?” anlamında yazmış ki kesinlikle doğru bir ifade.
Ermeni kardeşlerimize zulmedildi ama sorkırım uygulanmadı…

Azeri

Bir şeyi merak ediyorum. Eğer 1915 olayları olmasaydı ve Ermenilerin de desteğiyle Anadolu da Türkiye’nin elinden çıkmış olsaydı bugün Ermeni soykırımı yaptılar diye dedelerini suçlayanlar şimdi ne diye suçlayacaklardi


Ermeni meselesi ve MEHMET EFE ÇAMAN…
https://yeni-türkiye.com/blog-ermeni-meselesi-ve-mehmet-efe-caman/


24 Nisan 1915’de Ermenilere ne oldu?
https://yeni-türkiye.com/24-nisan-1915de-ermenilere-ne-oldu/


Metin Şen

“Merkezdeki bir derecelik sapma, muhitte büyük sahalara tekabül eder”.
“Kitabın 108. sayfasındaki belgeye göre, 8-9 aya yayılan tehcirin sonunda kayıp Ermeni nüfusu 972 bin 246’dır” diyorsunuz. Bir daha bakın bakalım, o sayı tehcirin sonundaki kayıp Ermeni nüfusu mu yoksa 1915 itibariyle tehcir öncesi nüfus verilerini mi gösteriyor? İsterseniz, 109 sayfayla ve 445’teki cetvellerle de karşılaştırın.
Yine 109. sayfadaki, Ermenilerin hepsinin tehcir edilmediği muaf ermeni sayısının 284.157 olduğunu okumadınız mı?
“Günümüzde bu kadar olduklarına göre diğerleri katledildi” şeklindeki değerlendirmenin bizzat Murat Bardakçı tarafından nasıl değerlendirildiğini de mi duymadınız?
Peki ya yazınızı okuyup yorumları okumayanların aklında kalanların vebali kime ait?

gereksiz

Hey yavrum hey.
Sen kalkıp binlerce masum çoluğu çocuğu öldüreceksin. Kadının kızın ırzına geçeceksin. “Yüzyıllardır beraber yaşamış halklarız”, “komşuyuz” demeyecek, zor zamanında Ruslarla birlik olup insanlarını camilere doldurup yakacak, seri katliamlara kalkışacaksın. Sonra devlet tehcir etmeye kalkacak, halk ayaklanıp suçlu-suçsuz, haklı-haksız demeden öç alma duygusuyla hareket edecek, sen de ona “bir gemide dokuz cani bir masum bile olsa o gemi batırılmaz” diye “adaleti mahzayı” tavsiye edeceksin…
Allah biliyor ki, Ermeni kardeşlerimin çektikleri için de gözyaşı döken biriyim. Oradaki ölen her masumun yerine can vermeyi tercih edebilirdim. Mesele, yapılan zulmü doğuran şartları tamamen gözardı etmekten kaynaklanıyor…

Seyfettin ACAR

Bu yazıda seviyeyi iyice düşürmüşsünüz.

Özellikle, “Rumlar Anadoluya asker soktu sonra hemen geri çekti”. Bu ne demek ya. Kurtuluş Savaşı ne zor şartlarda yaşandı. Sanki Rumlarla Müslümanlar güzel güzel geçinirken, Rumlar sürüldüler gibi bir algı, bence gerçekten son dönemde görmekte olduğum en cahilce düşüncelerden.

O Rumlar, Yunan Ordusu İzmir’e çıkar çıkmaz taşkınlıklara Türk komşularını tacize başladılar. Yunan Askerlerinin gelişiyle birlikte, komşularının kadınlarına kızlarına tecavüz ettiler. Abartmıyorum, bunun bir sürü hikayesi var. Egeli değilsen bilmezsin. Ege insanı rahat insandır, savaşmayı sevmez. Yapılan katliam ve tecavüzler insanların o kadar zoruna gitti ki, Efeler ve Yunanlıların Çeteler dedikleri Kuvay-i Milliye böyle oluştu. O acı çeken, tecacüz edilen insanları unutmak ve vefasızlık niye.

Eğer Yunan Ordusu Anadoluda kalsaydı, yerli Müslüman nüfus o topraklarda kalamayacak İç Anadoluya ve Doğu Anadoluya sürülecekti. Lozan sonrası Mücadele yapılmasaydı, hala Kıbrıs’ta Karabağ’da olduğu gibi bir birimize girmiş olacaktık. Çok sayıda insan ölmüş olacaktı. İzmir’in Aydın’ın Enosisi konuşuluyor olacaktı.

Ege’den kayıkla Yunan Adalarına geçtim, insanlar bana gülümsedi beni öldürmedi, demek ki Yunanlılar düşman değilmiş, düşman ve kötü olan Türkler demek değerli hizmet hareketi mensuplarının tarih bilgisi ve şuurundan yoksun olduğunu gösterir.

Eskiden olduğu gibi tekrar güzel yazılarınızı okumak dileklerimle, saygılar!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir