Allah HİZMET HAREKETİNİ HELAK ETTİ`mi?

Böyle diyenler var, ben olaya farklı pencereden bakıyorum.

Hüküm sonuca göre verilir, tüm devlet gücüyle üzerine gidildiği halde cemaat halen dimdik ayakta, türkiyeden tasfiye edildi, ancak bu vesileyle dünyanın dört bir yanına yayıldı ve kabul gördü, Türkiyede “islam” adına adalet çignenirken, ‘ıslamcılar’ tarafından yolsuzluk hırsızlık yapılırken bunun karşısında durarak dinimizin lekelenmesine engel oldu.

Türkiyeden tasfiye edilmelerinin asıl zararını Türk halkı görüyor ve görmeye devam edecek, 17/25 ten beri her alanda çöküş yaşanıyor ve yaşanmaya devam edilecek, taaki batışa kadar…. Allah asıl belayı kime göndermiş ozaman anlaşılacak…2013 yılından beri süreci yakinen takip edenlerdenim, fetö metö diye ortaya atılan iddiaların içinde zerre miktar suç göremedim, en ufak bir delil yok iftiradan başka, ama diğer tarafta yalan dolan zulüm ne ararsan var…

Cemaatin yaşadıkları nedir peki?

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:(Nimete kavuşması için insana musibet gelir.) [Buhari]

(Allahü teâlânın hayrını murat ettiği kul, belalara maruz kalır ve meşgul olacağı mal ve evladı kalmaz.) [Taberani]

(Musibetler yüzlerin karardığı günde, sahibinin yüzünü ağartır.) [Taberani]

(Hastanın günahları, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi dökülür.) [İbni Hibban]

(Allahü teâlâ buyurdu ki: “Gönderdiğim belaya sabreden, nimete şükreden, sıddıklarla beraber olur. Bunları yapmayan kendine başka Rab arasın!”) [T. Gafilin]

(Allah yolundaki mümine isabet eden her yorgunluk, hastalık, sıkıntı, üzüntü, keder, hatta ayağına batan diken, günahlarına kefaret olur.) [Buhari]

(Belayı nimet, bolluk ve rahatlığı musibet saymayan, kâmil mümin değildir. Çünkü beladan sonra bolluk, bolluktan sonra bela gelir.) [Taberani]

(En şiddetli bela, enbiya, evliya ve benzerlerine gelir. Kişi imanının sağlamlığı nispetinde belaya maruz kalır. İmanı sağlam ise belası şiddetli, imanı zayıf ise hafif olur.) [Tirmizi]

(Kişi, hep sıhhat ve selamette olsa idi, bu ikisi onun helakı için kâfi gelirdi.) [İ. Asakir]

(Baş ağrısı veya herhangi bir hastalığı sebebiyle, müminin Uhud dağı kadar günahı olsa da, hepsi affolur.) [Taberani]

(Hak teâlâ buyurdu ki: “İzzet ve celalim hakkı için, dilediğim kulumun, malına darlık, bedenine hastalık vererek affetmedikçe dünyadan çıkarmam.”) [Ruzeyn]

(Müminin günahları affoluncaya kadar bela ve hastalık gelir.) [Hakim]

(Hak teâlâ buyurdu ki: “Bedenine, evladına veya malına bir musibet gelen, sabr-ı cemille karşılarsa, Kıyamette ona hesap sormaya hayâ ederim.) [Hakim]

(Şüphe edilen altını, ateşle muayene ettikleri gibi, Allahü teâlâ insanları dert ile, bela ile imtihan eder.) [Taberani]

(Afiyette olan, kıyamette, belaya maruz kalanlara verilen sevapların çokluğunu görünce, “Keşke dünyada iken derilerimiz, makasla kesilseydi” diyeceklerdir.) [Tirmizi]

(Kul için Allahü teâlâ katında öyle bir derece vardır ki, ameli ile o dereceye kavuşamaz. Belaya müptela olunca, o dereceye kavuşur.) [Ebu Nuaym]

https://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=2688

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir